Picasa Nasıl Kullanılır

2011-08-18 14:55:00

Ad etiketi ekleyin -- Picasa koleksiyonunuzdaki tüm fotoğrafları tarar, kişileri yüzlerine göre tanımlar ve benzer yüzleri içeren fotoğrafları gruplandırır. Bir fotoğrafın altındaki "Ad ekle" düğmesini tıklayıp kişinin adını yazarak bir seferde onlarca fotoğrafa ad etiketi eklemek oldukça kolaydır. Birkaç fotoğrafı etiketledikten sonra tek tıkla bir yüz kolajı yapabilir, içinde aynı iki kişinin olduğu fotoğrafları kolayca bulabilir veya ad etiketlerinizi Picasa Web Albümleri'ne yükleyebilirsiniz. Daha fazla bilgi edinin  Ortak çalışılan albümler -- Picasa'dan Yükleme -- Ağustos 2010'da, Picasa Web Albümleri'nde ortak çalışılan albümleri kullanıma sunduk Artık bir arkadaşınızın albümüne doğrudan Picasa yazılımından fotoğraf yükleyebilirsiniz.  Google Haritalar ile fotoğraflarınıza coğrafi etiket uygulayın -- Yeni entegre edilen Google Haritalar ile coğrafi etiketleri daha hızlı bir şekilde uygulayabilirsiniz. Yerler düğmesini tıklayın ve fotoğrafları çekildikleri yerlere sürükleyin. İsterseniz fotoğrafları etiketlemek veya görüntülemek için Google Earth kullanmaya devam edebilirsiniz.  Tek seferde içe aktarın, yükleyin, paylaşın -- İçe aktarma işlemini geliştirdik. Artık aynı anda en beğendiğiniz fotoğraflara yıldız ekleyebilir, bunları Picasa Web Albümleri'ne yükleyebilir ve Google kişi gruplarıyla paylaşabilirsiniz.  Etiketler-- Geliştirilmiş toplu etiketleme, hızlı etiketler ve etiket sayısı -- Etiket deneyimini geliştirdik. Hızlı Etiket eklemek için fotoğraf tablasının sağındaki yeni Etiketler düğmesini tıklayın, resim gruplarındaki etiket sayısını görüntüleyin ve etiketleri daha kolay bir şekilde yönetin.  Picasa Nedir? Picasa Nasıl Kullanılır?  Google Picasa ile f... Devamı

EVDEKİ DAĞINIKLIK

2011-07-06 15:46:00

Evdeki dağınıklık, işlerinizi düzene koyamama, yapılacakları unutma, aklınızın dağınık olması... Tüm bunlar sadece size has sorunlar değil. Şimdi organize olmanın tam zamanı… Kara kara düşünmek yerine bir an önce harekete geçme zamanı...  Takvim kullanın Takvim, ev halkını organize etmek için kullanmanızı önereceklerimizin başında geliyor. Aile aktiviteleri ve randevu günlerinizi renkli kalemlerle işaretleyeceğiniz bir takvim, çok işinize yarayacaktır. Onu, herkesin görebileceği bir yer olan buzdolabının üzerine asmak da iyi fikir.  Tabii, günleri planlama işini devamlı hale getirmelisiniz. Böylece aile üyeleri her gün onları neler bekliyor, bilecekler ve daha organize bir düzene geçebilecekler Sepetler ve kutulara yerleştirin Renk renk, boy boy sepetler ve kutular evinizi daha düzenli hale getirmek, üstelik evinize renk katmak için biricik yardımcılarınız. Boylarına ve türlerine göre ayırıp sepetlere ve kutulara yerleştireceğiniz eşyalarınızı kaybetme sorununu da ortadan kaldırmış olursunuz böylece.  Kitapları, kağıtları, çamaşırları, tamir aletlerini, kozmetik ürünlerini, öteki sezona ait giysileri, faturaları, kullanılmayan yedek kabloları, şarj aletlerini, ayakkabıları... dağınıklık yaratan her şeyi sepetlerde saklayın.  Evde hiç kimse size “saç tokam nerede?”, “şarj aletimi gördün mü?” diye sormak zorunda kalmasın. Sepetlerin ya da kutuların içindeki malzemelerin türlerine göre aradığının nerede olduğunu bilsin. Kutuları yatak altlarına ya da dolaplara yerleştirerek kutu kalabalığını da önlemiş olursunuz.  Not kağıtları ve bloknota yazın Ev işlerini organize etmek için not kağıtları ve bloknotlar en iyi yardımcılardır.  İsimleri, numarala... Devamı

UYKU

2011-07-06 01:34:00

Yaşamın üçte biri uykuda geçiyor. Uyku, yorulan ve yıpranan sinir sisteminin bakıma alındığı bir dinlenme dönemi. Bu süreç boyunca, gün içinde öğrenilenler ayıklanıp depolanıyor. Beyin bir sonraki güne hazırlanıyor.  Yetişkin bir insanın günlük uyku gereksinimi yedi sekiz saat kadar. Ancak bu süre kişilere göre önemli değişiklikler gösteriyor. Kimileri günde üç saat uykuyla sağlıklı ve zinde bir yaşam sürdürüyor. Bazılarıysa günde sekiz dokuz saat uyudukları halde kendilerini dinlenmiş hissedemiyorlar. Bazı araştırmacılara göre, sıkıntılı ve karamsar kişiler daha çok uyuyor. İyimser ve canlı kişilerse uykuya daha az gereksinim duyuyor.  Az ya da çok herkesin uykuya gereksinimi var. Uyumadan sağlıklı bir yaşam sürdürmek olanaklı değil. Laboratuvar çalışmaları uzun süre uykusuz bırakılan kişilerde önemli ruhsal ve bedensel sorunlar ortaya çıktığını gösteriyor. Altmış saat uykusuz kalan kişilerde boyun kaslarında güçsüzlük ve ellerde titreme görülüyor. Kişi sendelemeye ve sallanmaya başlıyor. Doksan saati aşan uykusuzluk durumundaysa kişinin gözüne hayaller görünmeye başlıyor, içinde bulunduğu zamanı ve nerede olduğunu bilemez hale geliyor. Bu belirtiler bir iki gün uyumakla geçiyor.  Bu denli önemli bir mekanizmada meydana gelen bozukluk ve aksaklıklar doğal olarak kişinin yaşamını ciddi biçimde etkiliyor. Dolayısıyla, uyku bozuklukları ve bunların tedavileri son yıllarda üzerinde en çok araştırma yapılan alanlardan birisi.  Söz konusu bozukluklar iki gruba ayrılıyor.      1. Uykunun miktarı ve kalitesiyle ilgili sorunlar  Bu sorunlardan birisi uykusuzluk. Uykusuz... Devamı

Affluenza Gribi Mutsuzluk Virüsüne Dönüşüyor

2011-04-20 10:13:00

  Çevrenizde evi, arabası ve sağlıklı bir ailesi olduğu halde kendini sürekli mutsuz hisseden bir sürü insan mı var? Ya da siz de bu insanlardan mısınız? Eğer bu soruya 'evet' diyorsanız, size de mutsuzluk virüsü bulaşmış olabilir International Hospital'dan Psikolog Dr. Ferahim Yeşilyurt, son dönemde Amerika'nın en önemli psikolojik rahatsızlıklarından biri olan 'Affluenza' yani mutsuzluk virüsü hakkında bilgiler verdi. İlk kez 1997 yılında yapımcı John De Graaf'ın belgeseliyle ortaya çıkan 'Affluenza', refah (affluence) ve grip (influenza) kelimelerinin birleşiminden oluşuyor. Kişiye acı veriyor; sosyal olarak bulaşıcı ve daha fazlasını ısrarla istemeye sebep olan israf, kaygı, borç ve fazla çalışma hastalığı olarak tanımlanıyor. Ancak klinik anlamda 'psikolojik bir rahatsızlık' olarak tanımlanmıyor. Sadece uzun vadede pek çok sorunu beraberinde getireceği ve insanlardaki derin mutsuzluk duygusunu artıracağına dikkat çekiliyor. OYUNCAK MUTLU ETMİYOR! Psikolojik anlamda 'mutsuzluk virüsü' denilebilecek olan bu kavramın Türkiye'de çok yeni olduğunu belirten Yeşilyurt, 'Affluenza'nın tüketim kültürünü destekleyen kişiler tarafından ortaya atılan bir terim olduğunu söylüyor. Anne ve babalar, çocuklarına sürekli oyuncak alarak onları daha fazla mutlu ettiklerini düşünüyor. Ancak bu denklemin doğru olmadığını anlatan Ferahim Yeşilyurt, "Çocukların evinde ancak bir oyuncak mağazasında görebileceğiniz kadar çeşitlilikte oyuncak var. Buna rağmen mutsuzlar. Oyuncak çok olunca, çoğuyla oynamaya bile fırsat bulamıyorlar. Çocukluktaki bu mutsuzluk ergenlik çağında da devam ediyor" diyor. Çocuklukta oyuncakların değerini bilmemekle başlayan mutsuzluk, ergenlikte... Devamı

GÜL

2011-04-10 00:21:00

                 Gül bahçede bagda avlu da velhasıl heryede  yetiştirilen  bitki türü dür.Gülün  moru pembesi   kımızı alı her  insanı mest eder kendine  Gül dikenli dir  batırır sevenine  sevdalılar sever bir gülü birde yari  gül bahçesi bülbül yuvası herkes bilirki bülbül gülün müptelası  gül dalında güzel yar yerinde güzel  gülü kim koparsa o beni üzer bülbül gül  bahçesinde  öter. Devamı

Zeka Arttırıcı Besinler

2011-02-20 17:54:00

zeka arttırıcı bitki, besin, meyve ve yiyecekler Çilek : İçeriğindeki fisetin maddesi hafıza kaybının etkilerini azaltıp, bunamayı geciktiriyor. Bitter çikolata : Magnezyum ve antioksidan içeriğiyle beyne oksijen taşıyarak daha aktif çalışmasını sağlıyor. Tahıl : Önemli bir B vitamini kaynağı olan tahıllar, kan şekerini dengeliyor Patates : Kan şekerini dengeli olarak yükseltiyor bu sayede zeka daha verimli çalışıyor Yoğurt : İçinde bulunan tirozin isimli madde hafızayı güçlendirip, beyni uyarıyor Fasulye : Lif ve protein bir arada özellikle çocuklarda zekayı açıyor Kırmızı ve turuncu renkli sebzeler : Özellikle domates, havuç ve kırmızı biberde bulunan antioksidan beynin daha uzun süre sağlıklı kalmasını sağlıyor Somon : Omega-3 yağları hem beyni koruyor hem hafızayı güçlendiriyor Lahana : tiroit bezlerinin aktivitesini yavaşlattığı için daha stressiz öğrenmeyi sağlar Yağsız kırmızı et : Tam bir demir deposu, özellikle sağlıklı alyuvarlar için vazgeçilmez… Beyin gelişimi için büyük yarar sağlıyor Üzüm suyu : Dopamin salgılanmasını arttırarak problem çözme yeteneğini geliştiriyor Hergün düzenli olarak kahvaltı yapan kişilerin diğerlerine oranla daha başarılı ve verimli oldukları biliniyor. Yoğun bir güne başlarken ; peynir, süt, yumurta gibi protein içeren besinlerden oluşan bir kahvaltı, şekerli çay ve simitten oluşan bir kahvaltıya kıyasla daha iyi sonuç almayı sağlıyor. Odaklanma için ceviz, fındık, fıstık gibi sinirleri kuvvetlendiren yiyeceklerin yenmesini öneriliyor Uzmanlar yaratıcılığın geliştirilmesi için zencefil yenmesini öneriyor. Kimyonun da içerdiği uçucu yağların bütün sinir sistemini uyardığını söyleyen diyetisyenler “A... Devamı

EN ÇOK ŞİKAYET AŞKI MEMNU'YA

2010-11-02 20:23:00

    Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'na (RTÜK) 2009 yılında en çok şikayet yerli dizilerden gelirken, bu diziler arasında ilk sırayı ''Aşk-ı Memnu'' dizisi aldı. Gelen şikayetlerin yüzde 20'si diziler üzerinde yoğunlaşırken, seyirci, bazı yerli dizilerin ''Türk aile yapısı ve ahlaka aykırı'' olduğu görüşünü savundu. RTÜK'e yapılan şikayetlerde yerli diziler ilk sırayı alırken, bu şikayetlerin yüzde 20'sinin diziler, yüzde 13'ünün yarışmalar, yüzde 10'unun reklam kuşakları, yüzde 9'unun eğlence programları, yüzde 6'sının güncel programlar, yüzde 6'sının haber bültenleri ve yüzde 5'inin de yorum programları hakkında olduğu belirlendi. YEMEK PROGRAMLARINA DA ŞİKAYET VAR ''Türk aile yapısı ve ahlaka aykırılık'' kriterine ilişkin olarak vatandaşlardan gelen şikayetlerin yüzde 40'ı diziler hakkında gerçekleşti. ''Çocukların ve gençlerin korunması'' kriteri hakkındaki şikayetlerin yüzde 35'i de yine dizilere ilişkindi. ''Türk aile yapısı ve ahlaka aykırılık'' kriterine ilişkin bildirimlerin yüzde 24'ü yarışmalara ilişkin olarak geldi. Bu konuda en fazla şikayet 2 bin 304 bildirimle ( yüzde 37) ''Yemekteyiz'' adlı programa geldi. Bu programı, şikayetlerin yüzde 16'sını alan ''Bir Şarkısın Sen'' ve yüzde 9'unu alan ''Mehmet Ali Erbil'le 50 Sarışın'' takip etti. RTÜK'e başvuran seyirciler, sadece reklam kuşaklarını değil, aynı zamanda özellikle diziler ve filmler içerisinde yayınlanan reklamları da eleştirdi. İzleyiciler en çok reklamların uzunluğundan ve müstehcenliğinden (yüzde 20) şikayetçi oldu... Devamı

Özlü Sözler

2010-09-02 13:47:00

           İşi çok olanların gözyaşları için vakitleri yoktur. LORD BYRON Tatlı şeyler, sonu iyi biten acılardır. AESKHYLOS Dünkü acılar, bugünkü sevinçlerin kaynağını oluşturur. POLLOK Acı, acıyı bastırır. TÜRK ATASÖZÜ Açlık, kılıçtan bile keskindir. BEAUMONT İLE FLETCHER Aç tavuk düşünde darı ambarı görür. TÜRK ATASÖZÜ Övülmek isterseniz,alçak gönüllülüğü yem olarak kullanabilirsiniz. CHESTERFİELD Gerçekten alçak gönüllü olan bir insan, kendisinden hiç söz etmeyen insandır. LA BRUYERE Bir adamın gerçekten büyük olup olmadığını, onun alçak gönüllülüğünden anlayabilirsiniz. Her aptal onu beğenen başka bir aptal bulur. BOİLEAU Gençler, yaşlıların aptal olduklarını sanırlar, ama yaşlılar gençlerin aptal olduklarını bilirler. Bilgili bir aptal, bilgisiz bir aptaldan daha aptaldır. MOLİERE Büyük tehlike, yarı aptallarla yarı akıllıların arasında yatar. GEOTHE Aptal ata binmiş, bey oldum sanmış. TÜRK ATASÖZÜ Kendini akıllı sanan herkes aptaldır. VOLTAİRE İlk ve son aşkımız kendimize karşı olandır. BOVEE Aşk, masraflarla çevrilmiş bir duygu okyanusudur. LORD DEWAR Gençlerin istekleri: Aşk, Para, sağlık. Yaşlıların istekleri: Sağlık, para, aşk. Erkekler aşka aşık olarak başlarlar,kadınlara aşık olarak bitirirler; kadınlarda erkeklere aşık olarak başlar, aşka aşık olarak bitirirler. REMY DE GOURMONT Aşk, deniz meltemleri gibidir; sesini duyarız, nereden nereye gittiğini ... Devamı

YARATICILIK SONRADAN MI KAZANILIR

2010-08-13 10:52:00

Atilla Filiz Mak.Muh.(MBA) Yaratıcı olmayan birey yoktur. Sadece az ya da çok ketlenmiş, engellenmiş, dondurulmuş ve uzun ya da kısa süreli eğitime ihtiyacı olan bireyler vardır. İnsanların başarıları konusunda en sık kullandığımız sözcüklerden birisi de, “yaratıcılık”tır. İlahî anlamda yaratıcılık sadece Allah’a mahsustur. Yaratıcılığın tanımı bu anlamda, “yoktan vâretme” ve, “vardan yok etme” temeline dayanır. Bu iki özellik sadece Allah’a aittir. Bilimsel anlamda ise hiç bir şey yoktan var edilemez, vardan da yok edilemez. Bu yazımda yaratıcılığın ilahî ya da bilimsel yanına değil günlük kullanımından söz ediyorum. Günlük anlamda yaratmak, “yoktan yeni bir şey vâretmek” anlamına gelmez. Yaratıcılık, bireylere çekici gelen “ deha, üstün yeteneklilik gibi çoklu kavramları çağırıştıran bir kişilik özelliği olarak bilinmektedir. Yaratıcılık en kısa tanımı ile yeni bir şey düşünmek veya yeni bir şey yapmaktır. Burada yaratıcılığın en önemli bileşeninin yeni’lik olduğu açıktır. Rogers” İyi ya da kötü” yaratıcılığın olmadığını ekleyerek, “Bir insan acıyı azaltmak için, diğeri daha katı bir işkence yöntemi bulmak için çalışır” Her ikisi de yaratıcı eylemlerdir, fakat toplumsal değerleri farklıdır demiştir. İngilizce’de yeni şeyler düşünmek ile yeni şeyler yapmak için iki ayrı sözcük kullanılır ve ikisi arasındaki ilişkiyi açıklamak için de“Creativity ve innovation kelimeleri kullanılır. Yaratıcılık yeni şeyler düşünmek, yenilikçilik yeni şeyler yapmaktır” ifadelerinde de yeni kavramının önemi görülmektedir. Türkçemiz’de bazen, “yaratıcılık”la ica... Devamı

ben anneyim

2007-07-03 21:19:00

Ben anneyim Seni,bir hücreden yaşamaya layık bir canlı haline getiren benim.Seni ıstırapların en büyüğüyle doğurdum;sevinçlerin en büyüğüyle kollarıma aldım.Sana ilk davranışı,ilk gülüşü,ilk bakışı,ilk heceyi ben öğrettim.Seni karşılıksız,menfaatsiz,tertemiz ilk ben sevdim.Sana hayatta ilk lazım olacak dersleri ben verdim.Senin yüzünden ilk acıları ben duydum.İlk ağlayışlarını benim göğsümde dindirdin.İlk sırrını bana açtın.İlk dost beni edindin. Ben anneyim ! Bana her zaman güvendin.İlk aşkını ben hissettim.Üzüntülerin benim üzüntülerim oldu.Seni pencerelerde bekledim,gelişinde kapılara koştum.Seni her zaman aynı duygularla bağrıma bastım,seninle iftihar ettim,seninle taçlandım,şereflendim. Ben anneyim ! Ben Tanrı'nın en büyük lütfuna layık görülmüşüm.Ben bereketim.Ben Tanrı gibi insan yaratabiliyorum.Ben yeryüzünde iyi ve güzel,kötü ve çirkin her şeyin mesuliyetini taşıyorum.Medeniyet benim,mazi benim,gelecek günlerin ümidi benim. Ben anneyim ! Ben insanlığın başı ve sonuyum.Ben hayata şekil veren sanatkarım. İstediğim renkleri kullanır,istediğim gibi yontarım.Beynine ilk nakşolacak sözler benim, kalbe ilk yerleşecek duygular benim duygularımdır.Ben cennet ve cehennemim.Ben istersem sevgi kardeşlik ve dostlukla büyütürüm;istemezsem kinle,düşmanlıkla içini doldururum Ben dünyaya nizam veren iradeyim. Ben anneyim ! Ben sabır ve tahammülüm.Ben en yumuşak ve en sertim.Cesur olmayı nasıl benden öğrendinse,korkuyu da ben sana öğrettim.Seni ilk öpen ve ilk döven benim.Sevmek, aşık olmak,şefkat,kin,dostluk ve düşmanlık duygularının hepsi bende. Ben anneyim ! Bir acı duyarken beni çağırırsın.Ben teselliyim.Ölsem bile gözüm arkadadır.Ben endişelerin derin kuyusuyum.Kendi içime düşerim.Ben bütün alakaların mihrakıyım. Cömert olduğum kadar hasis,kıskanmaz göründüğüm derece de kıskancım. Evet,seni kıskanırım.Sen benim eserimsin,sen benim emeğimsin.Sen benim güzel günlerim,geçen ömrüm,bütün hatıralarımsın.Seni kıskanırım.Seni bu duygumla bunaltır, isyan ettirir,üzerim.Seni ... Devamı

GERÇEK GÜZELLİK NEREDEDİR

2007-05-14 15:24:00

Gerçek Güzellik Nerededir? Gerçek güzellik nerededir? Bir düsünün bakalim. Ilk önce soralim kendimize sonra bir daha düsünelim.Güzelligin kiymetin bilenler kaçirmasin!Gerçek SevgiBebegimi görebilir miyim" dedi yeni anne. Kucagina yumusak bir bohçaverildi. Mutlu anne, bebeginin minik yüzünü görmek için kundagi açtive saskinliktan adeta nutku tutuldu. anne ile bebegini seyreden doktorhizla arkasini döndü ve camdan bakmaya basladi. bebegin kulaklariyoktu.Muayenelerde, bebegin duyma yetisinin etkilenmedigi, sadece görünüsübozan bir kulak yoksunlugu oldugu anlasildi. Aradan yillar geçti,çocuk büyüdü ve okula basladi. bir gün okul dönüsü eve kosarak geldive kendisini annesinin kollarina atti. Hiçkiriyordu. Bu onun yasadigiilk büyük hayal kirikligiydi, aglayarak "büyük bir çocuk bana ucubededi." Küçük çocuk bu kadersizligiyle büyüdü. Arkadaslari tarafindanseviliyordu ve oldukça da basarili bir ögrenciydi. Sinif baskani bileolabilirdi, eger insanlarin arasina karismis olsaydi. Annesi, herzaman ona "genç insanlarin arasina karismalisin" diyordu, ancak aynizamanda yüreginde derin bir acima ve sefkat hissediyordu. delikanlininbabasi, aile doktoru ile oglunun sorunu hakkinda görüstü. "Hiçbir seyyapilamaz mi?" diye sordu. Doktor "eger bir çift kulak bulunabilirse,organ nakli yapilabilir" dedi. Böylece genç bir adam için kulaklarinifeda edecek birisi aranmaya baslandi. Iki yil geçti bir gün babasi"hastaneye gidiyorsun oglum, annen ve ben, sana kulaklarini verecekbirini bulduk ancak unutma bu bir sir" dedi.Operasyon çok basarili geçti ve adeta yeni bir insan yaratildi. Yenigörünümüyle psikolojisi de düzelen genç, okulda ve sosyal hayatindabüyük basarilar elde etti. Daha sonra evlendi ve diplomat oldu. Yillargeçmisti, bir gün babasina gidip sordu: "bilmek zorundayim, bana bukadar iyilik yapan kisi kim? Ben o insan için hiçbir sey yapamadim.""Bir sey yapabilecegini sanmiyorum" dedi babasi, "Fakat anlasma kesin,su anda ögrenemezsin, henüz degil." Bu derin sir yillar boyu... Devamı

2007-05-14 12:48:00

Ben Simdi Ne Olacagim? Bu yil sinava gerecek milyonu askin gencin bir yandan yüksek ögrenim yapabilecek miyim kaygilariyla ugrasirken bir yandan da hangi meslege yönelmeliyim sorusuna yanit aramaktadir.Ancak su ana kadar yapilan meslek belirleme anketlerinin hiç biri bunun cevabini %100 verememektedir. Bu testlerin temel özelligi kisilik yapilarini ortaya çikarip degisik mesleklerde basarili kisilerin kisilik profilleri göz önünde bulundurarak tavsiye niteliginden öte gidememektedir.Çünkü her insan kendine özgü ve özeldir. Herkesin yasayis biçimi, ögrenme tipleri, aliskanliklari ve beyin yapilari farklidir. Bunlari belli standartlara oturtmak mümkün olmasa da, benzer özellikler sergilerler. Insanlari tanima üzerine çalisanlar bu benzerlikleri bir araya getirmeye çalismislardir.Genellikle kisilik tipleri dörde ayrilmistir. Peter Urs Bender’e göre de tipler dörde ayrilir: Analitik, uyumlu, yönlendirici ve ifadeci kisilikler. Florence Littauer’da da ayni ayrim geçerlidir: Popüler optimist, melankolik, güçlü klorik ve barisçi sogukkanli. Herrmann’in Araci1995 yilinda Amerika’da insan kaynaklari konusunda yilin adami seçilen Ned Herrmann, General Electric’te çalistigi dönemden baslayarak ‘Herrmann Brain Dominance Instrument’ (HBDI) Herrmann Beyin Baskinligi Araci’ni gelistirdi. Dünya genelinde yaklasik 4 milyon insana ve bin civarinda sirkette uygulanan sistemde 120 soru yer aliyor. Bu sorular cevaplandiginda bir insanin sag ya da sol beyinli düsünme tercihi, kavramsal ya da deneysel düsünme tercihleri ortaya çikar. Genellikle de bu tercihler belli mesleklere denk düsmektedir.Sözel ve sayisal olarak iki gruba ayirirsak degisik meslek gruplarindan yapilan mülakat ve testlerde Mühendisler kendilerini analitik, matematikçi ve mantikli olarak tarif ederler ve kendilerini sol beyin ürünü olarak kabul ederler. Sanatçilar ise kendilerini duygusal ve estetik sahibi olarak tanimlarlar, bu tanimlama so... Devamı